GENEDE İYİLİK YAPMAKTAN KORKMAMAK DİLEĞİYLE

GENEDE İYİLİK YAPMAKTAN KORKMAMAK DİLEĞİYLE.!!!!

Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekememektedir.

Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt

adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: “Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler.”

Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar,

sırtına vurur ve yürümeye devam eder. Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar.

Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü “görmedim” der ve avcılar uzaklaşır. Avcılarınn iyice uzaklaştığından emin olduktan

sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar.

“Çok teşekkür ederim” der kurt, “Bana büyük bir iyilik yaptın”

“Önemli değil” der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye baslar.

“Bir dakika” diye seslenir kurt: Çok uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum, çok bitkin düştüm, açım, kuvvetimi

toplamam için bir şeyler yemem lazımm ve burada senden başka yiyecek bir şey yok.”

Köylü bağırır: “Olur mu, ben senin hayatını kurtardım.”

“Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur” der kurt.

“Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini  unutmak ve seni yemek zorundayım.”

Bir süre tartıştıktan sonra, ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya

karar verirler.

Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. ” Ne vefası ” der kısrak,

“Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe

yaramadığımda beni böylece kapıya kovdu… ”

Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar. “Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim” der

köpek, ” Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını  korurum, yabancılara saldırırım,ama o beni her gün tekmeler, sopayla

vurur…”

Kurt köylüye döner, “işte gördün” der. Köylü de son bir çabayla “Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım,

sonra beni ye” diye cevap verir.

Bu kez karşılarına bir tilki çıkar. Başlarından geçenleri, tartışmalarını anlatırlar. Tilki hep nefret

ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir. ”

Her şeyi anladım da” der tilki “Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın ?”

Kurt bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi  yapar: “Gözümle görmeden inanmam…” işin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer

girmez, tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar. Köylü eline bir taş alır ve “Beni yemeye kalktın ha

nankör yaratık” diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre  pataklar. Sonra tilkiye döner” Sana minnettarım beni bu kurttan  kurtardın” der.

Tilki de “Benim için bir zevkti” diye cevap  verir. O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü satarsa alacağı parayı

düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı

kafasına vurup tilkiyi öldürür. Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter:

“Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş…”

CAN DÜNDAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s